Eş durumu gerekçesiyle mecburi hizmet devri hakkında, Mecburi hizmetin eş durumu sebebiyle devrini değerlendirirken kurumların hizmet ihtiyacı gözetilerek aile birliğinin sağlanması gerektiği, eş durumu sebebiyle mecburi hizmet devri başvurusuna bu kapsamda muvafakat verilmesi gerektiği, idarenin istinaf başvurusunun reddi yönünde mahkeme kararıdır.
Üniversitesi, Fakültesi, Bölümünde araştırma görevlisi kadrosunda görev yapmakta iken, ÖYP kapsamında mecburi hizmet karşılığında yüksek lisans ve doktorasını tamamlamak üzere Üniversitesi bölümünde görevlendirilen davacı tarafından,Üniversitesinin açtığı öğretim görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazanması üzerine,Üniversitesi Rektörlüğünün davacının mecburi hizmetinin üniversitelerine devri için muvafakat talebinin reddine ilişkin Üniversitesi Rektörlüğünün 27/02/2020 tarih ve E:2000065203 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, “Yukarıda zikredilen Anayasanın 41. maddesiyle; toplumun en temel birimi olan aile kurumunda aile bireylerinin bir arada tutulması, ailenin huzur ve mutluluğunun devam ettirilmesi amaçlanmış ve bu yolla kamu görevlileri açısından da kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetinin verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amaçlanmış ve aile biriminin muhafazası Anayasal güvence altına alınmıştır.
Yine söz konusu Anayasal hükümden hareketle, 2547 sayılı Kanun’un 35/3. maddesine, 19/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 26. maddesiyle eklenen ek cümleyle; mecburi hizmetin başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemeyeceği kuralına eş durumu ve sağlık mazeretleri bakımından istisna getirilmiş, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 25/02/2015 tarih ve 10467 sayılı kararı ile de bu istisnanın uygulanmasına yönelik karar alınmıştır.
Bu durumda; her ne kadar mevcut durum itibariyle davacının mecburi hizmeti başlamamış ise de, davacının Üniversitesi Maden Fakültesinde öğretim görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı, mecburi hizmet devrinin gerçekleşmemesi halinde öğretim görevlisi kadrosuna başlama imkanının bulunmadığı, davacının eşinin de Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptığı ve Üniversitesi’nde davacının hizmetine duyulan ihtiyacın somut olarak ortaya konulamadığı, ayrıca, Anayasanın 41. maddesi hükmünde yer verilen aile bütünlüğünün korunması bakımından eşlerin aynı yerde görev yapmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olması karşısında davalı idarece, davacının nakil talebinin reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.” g
Mahkeme kararını görüntülemek için tıklayınız
